Sivaslı Mutlu Son Masaj Hizmeti

Sivaslı Mutlu Son

San biri bikiniyle güzel görünmeyi beceren fazla hanım olmasa da Rakel kesinlikle onlardan biriydi. Sivaslı Mutlu Son “Ne oldu biliyor musun?” diye dayanamayıp konuşmaya başladı Oleg. Kulağına kaçan suyu çıkarmak için başını yana eğmiş olduğu yerde zıplıyordu. “Beş metreden atladım.” Harry altlarına serdikleri kilimin üzerinde onun için de yer olmasına karşın çimlere oturdu. “Atıyorsun.”

“Hayır, gerçeği söylüyorum.” “Beş metre, ha? Sen artık tam bir dublör olmuşsun.” “Sen hiç beş metreden atladın mı, Harry?” “Sayılır.” “Peki, yedi metreden?” “biraz ggrup üstü düşmüştüm.” Harry anlamlı anlamlı Rakel’e bakıyordu. Ama o yüzünü Oleg’e çevirmişti. “Peki, on metreden?” Harry zevk çığlıkları ile cankurtaranın megafonundan çıkan seslerin birbirine karıştığı dalış havuzuna baktı.

Sivaslı Mutlu Son

On metre. Tramplen mavi gökyüzüne doğru siyah beyaz bir T harfi benzer biçimde yükseliyordu. Buraya son geleli yirmi seneden daha azca olmuştu. Ondan birkaç yıl sonra bir yaz gecesi buraya yine gelmişti. Kristin’le birlikte çitten atlayıp içeri girmişler ve tramplene çıkıp tepesinde yan yana oturmuşlardı. Sert tahta derilerini acıtmış, gökte yıldızlar parlarken onlar orada öylece oturup mevzuştukça mevzuşmuşlardı. O zamanlar Kristin’in hayattaki tek aşkı olacağını sanıyordu. “Hayır, on metreden hiç atlamadım.”

“Hiç mi?” Harry Oleg’in sesindeki hayal kırıklığını hissedebiliyordu. “Evet, hiç. Bir tek bir keresinde daldım.” “Daldın mı?” Oleg ayağa fırlamıştı. “Bir gece yarısı. Tek basımayken.” Oleg söylenmeye başladı. “Kimse görmeyecekse cesaret gösterisi yapmanın anlamı ne ki?.. “ “Ben de bazen bunu merak eder dururum.” Harry Rakel’in gözlerini görmeye çalışıyordu fakat güneş gözlüklerinin camları koyu renkti. Çantasını toplamış ve bikinisinin üzerine tişört ve kot mini etek giymişti. “ama işte zor tarafı da bu, ” dedi Harry.

“Kimse izlemezken, yalnızken yapmak.” “Bu iyiliğin için çok teşekkürler, Harry, ” dedi Rakel. “Çok iyisin.” “Benim için bir zevk, ” dedi. “acil etmene gerek yok.” “Dişçi biraz zaman alacağını söyledi, ” dedi.“umarım fazla uzun sürmez.” “iyi mi atladın peki?” diye sordu Oleg. “Her zamanki şeklinde, ” dedi Harry gözlerini Rakel’den ayırmadan. “En geç beşte dönmüş olurum, ” dedi Rakel.