Sivaslı Mutlu Son

Sivaslı Mutlu Son

“Şimdi, Miranda, ” diye geveledi. “ama ben – ” Genç kızı çekip ayağa dikti. Sivaslı Mutlu Son Elini özellikle tutmak istememişti, doğrusu elini tutma mevzusunda kendine güvenemiyordu, tutuşu duygusal olmasa bile. Ancak onu kaldırmalıydı. Onu oradan çıkartmalıydı.Sivaslı Mutlu Son  “Git, ” diye emretti. “Tanrı aşkına, birazcık merhametin var ise, git.” fakat Miranda orada öyle duruyor, şok içinde ona bakıyordu. Saçları birbirine girmiş, dudakları şişmişti ve Turner onu istiyordu.

Aman Tanrım, onu hâlâ istiyordu. “Bu bir daha olmayacak, ” dedi, kararlı bir sesle. Miranda aslabir şey söylemedi. Dikkatle onun yüzünü inceledi. Lütfen, lütfen ağlamak istemiyordu. Kendini kımıltısız durmaya zorluyordu, kımıldayıp ona dokunursa, kendini tutamayabilirdi. “Yukarı çıksan iyi olacak, ” dedi alçak bir sesle. Miranda sertçe başını salladıktan sonra odadan çıkıp gitti. Turner kapı aralığına bakakaldı. Tanrı’nın cezası, lanet olası. Şimdi ne yapacaktı? 12 HAZİRAN 1819 Kelimelerim sonlanmış oldu. Tümüyle.

Sivaslı Mutlu Son

SEKİZİNCİ BÖLÜM Turner, ertesi sabah alkolle hiç ilgisi olmayan şiddetli bir baş ağrısıyla uyandı. Keşke brendi yüzünden olsaydı, diye düşündü. Brendi çok daha hafifçe bir sebep olurdu. Miranda. Ne düşünüyordu böyle? Hiçbir şey belli ki hiçbir şey düşünmüyordu. En azından kafasıyla düşünmüyordu. Miranda’yı öpmüştü. Sivaslı Mutlu Son Kahretsin, onu özellikle hırpalamıştı. İngiltere’nin aslabir yerinde, onun dikkatini çekmek için bayan Miranda Cheever’dan daha az uygun genç bir hanım olamazdı. Bigün bunun bedelini ödemesi gerekecekti. Eğer daha iyi bir adam olsaydı onunla evlenirdi. Bundan daha az bir şey için bile, genç bir kızın adı kötüye çıkabilirdi. Fakat kimse görmemişti. İçinden ufak bir ses ısrar ediyordu.

Olanları ikisinden başka kimse bilmiyordu ve Miranda hiçbir şey söylemeyecekti. Öyle bir kız değildi. Kendisi de iyi bir adam değildi. Leticia icabına bakmıştı. İçinde iyi ve güzel olan ne varsa öldürmüştü. Gene de duyguları hâlâ yaşıyordu. Artık aslabir şekilde, kendinin Miranda’nın yakınlarına bir bölgelere gitmesine izin vermeyecekti. Tekbir hata, durumu anlaşılabilir hale getirebilirdi. İkincisi mahvına sebep olabilirdi. Üçüncüsü ise… Güzel Tanrım üçüncüsünü düşünmemeliydi bile. Mesafe koymalıydı, hepsi o kadar. Mesafe. Miranda’dan uzak durursa, baştan çıkamazdı. Miranda da zaman içinde bu günahkâr karşılaşmalarını unutur, evlenmek için kendine iyi ve hoş bir eş bulurdu.